4 Yaş Okula Nasıl Alıştım

4 YAŞ ANAOKULU NİÇİN GEREKLİDİR?

Okulöncesi eğitiminin çocuklar, aileler ve toplum açısından birçok faydası vardır.0–6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi (öğrenme, kişilik oluşumu) çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir. Beyin yapısı ve fonksiyonlarının 2/3 (üçte ikilik) bölümü 0–4 yaş arasında tamamlandığı için anaokulu gereklidir.

ANAOKULUNUN OLUMLU YÖNLERİ

Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Ayrıca çocukların sosyal-duygusal gelişimini destekleyerek, yetişkinlik döneminde de daha üretici ve verimli olmalarını sağlar. Olumlu kişilik temelleri atılır. Okul öncesi eğitim programına katılan çocukların gelecekte okul başarısı yüksek, sosyal- duygusal-sözel-zihinsel ve fiziksel açıdan daha yetkin oldukları görülür.

ANAOKULUNA BAŞLAYAN ÇOCUK NELER YAŞAR?

Anaokuluna başlayıp ta uyum problemi yaşamayan çocuk sayısı oldukça azdır. Bazı çocuklar bu süreçteki geçişleri diğer çocuklardan daha etkili yaşarlar. Özellikle 2,5-5 yaş arası dönemlerde alışma süreci daha uzun ve sıkıntılı olabilir.

* Başlangıçta bazısı bu yeni duruma alışamaz ve geçici bir süre için anaokuluna gitmekten vazgeçerler.(İlk günlerde ağlama, huzursuzluk, tedirginlik; çok ender de olsa alt ıslatma, karın ağrıları, kusma vb. davranışlar da görülebilir.)

* Okula alışma sürecinde, çocuk ailede özgüvenini almışsa, ailede mutlu huzurlu vakitler geçirmişse bu duruma daha kolay alışır.

* Bazı çocuklar ise okula çok çabuk uyum gösterip, mutlu ve huzurlu gelirken; Bunun devamında aynı uyumu gösteremeyip belli bir zaman ağlama, tedirgin süreç devam eder.

* Yaşanmamış olay ve durumları okulda yaşamış gibi gösterir, anne-baba ile paylaşır.(Arkadaşım yok, yemek vermiyorlar, Ali bana vurdu vb. gibi). Doğal olarak anne-babayı bir telaş kaplar. Bu durum karşısında öğretmenle işbirliği içinde olunması gerekir.

* Okula başladıkları zaman diliminde arkadaşları ile uyumu ve paylaşım süreci farklılık gösterebilir. Paylaşımda sorunlar yaşanabilir. Çünkü evde bütün oyuncaklar vs. onundu.

* Çocuğu okula bırakırken ebeveynler olarak öğretmene ve okula karşı tedirgin davranışlar sergilemek de çocuğun alışma sürecini zorlaştıracağı asla unutulmamalıdır.

* Evde yeni doğmuş bir kardeş sonrasında okula başlayan çocuk ya da evde ve çevresinde aşırı mutlu olan çocuk anaokulunu davetsiz bir misafir olarak görebilir ve süreçte zorlanır.

* Her çocuğun farklı bir birey olduğunu hem aile hem de öğretmenin unutmaması gerekir. Başlangıç döneminde özellikle 3-4 yaş çocuğunda tekrarlanan ağlamalar karşısında ailenin cesareti kırılmamalıdır. Kısa bir zamanda bu durumun geçici olduğu gözlenecektir. .

* Çocuk öğretmeninin kurallarını yavaşça benimsemeye ve model olmaya başladığı zaman okula gelmekten çok hoşlanır.

* Okula başlayınca, velilerin çocuğun davranışlarında görmek istediği davranış değişimlerinin hemen beklenmemesi, bunun da yine zamanla ve sabırla olacağı unutulmamalıdır.

ANNE-BABAYA ÖNERİLER

* Çocuğun okula başlama sürecinde sadece çocuk değil annenin de duygusal olarak hazır olması gerekir. Çocuğun, annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi uyum sürecini zorlaştırıp, uzatabilir. Ebeveynlerin çocukların ağlamalarına dayanamadıkları noktada, okuldan alma veya bir müddet ara vermesi durumu, çocuğun kişilik gelişiminde her istediğini yaptırmak gibi olumsuz izler bırakacaktır.

* Anne ve baba çocuğun okula gitmesini sağlamada taviz vermemeli, kendinden emin ve tutarlı davranmalıdır.

* Çocuğun yaşadığı sıkıntıyı anladığını söz ve davranışla yansıtmalı, bunun aşılabilecek bir sıkıntı olduğu dile getirilmelidir.

* Anne-babanın okula ve öğretmenlere güveniyor olması çocuğun da rahat olmasına yardımcı olacaktır.

* Okul ile ilgili çok soru sorulmamalı, kendisi anlatmak isterse dikkatlice dinlenmelidir.

* Alışma sürecini sıkıntılı yaşayan çocuklar ilk günlerde okulda daha az kalmalı, öğlen uykusu veya servis gibi deneyimler daha sonraki günlere ertelenmelidir.

* Aile çocuğu okula bırakırken ne zaman döneceğini paylaşmak çocuğa güven verir. Döneceği zamanı saat olarak değil de, onun kafasındaki zamanlamaya uygun örnekler vererek paylaşmak çocuğu rahatlatır. “Sen öğle yemeğini yedikten sonra.” “Dinlenme vakti bitince.” vb. gibi.